Sürekli Tekrarlayan Olumsuz Düşünceler

Kendinizi sürekli, sizi mutsuz eden bir düşünceye saplanmış halde buluyor musunuz?

Huzursuz eden görüntüler, susmayan bir zihin, olmayan senaryoları oynamak ya da her kötü ihtimali düşünmek artık uykularınızı kaçırıyor ve dikkat dağınıklığına neden oluyor mu?

Sonu gelmeyen kaygılardan yoruldunuz mu?

Neden diğer insanlar aynı durumlar karşısında sakinliğini korurken siz koruyamıyorsunuz?

Bunun için ilk bilmemiz gereken düşünce mekanizmasını anlamak.

Danışanlarımıza her zaman anlattığımız bir olgu vardır. Kaderimizi seçimlerimiz, seçimlerimizi davranışlarımız, davranışlarımızı duygularımız, duygularımızı da düşüncelerimiz belirler. Yani her şey ilk olarak sadece düşünmekle başlar. Sıkıntılı ve kaygı verici durumlar hayatta her zaman olabilir. Burada önemli olan benim bu duruma ne anlam yüklediğim, buna karşı ne yapabildiğimle alakalıdır.

İkincisi ise zihnimizin bu düşüncelere bağımlı hale gelebilmesidir.

Olumsuz düşünceler, olumsuz davranışları doğurur ve olumsuz davranışlar da kendinizi gittikçe çok daha kötü hissetmenize sebep olur ve kısır döngü sürekli kendini tekrarlar. Düşünce dediğimiz olgu aslında beynimizdeki nöral iletimlerdir. Zihnimizde belirli düşünceler dönmeye başladığı zaman nöronlar ve sinapslar, sinaptik aralığı kullanarak birbirlerine çeşitli kimyasallar yollamaya başlarlar ve bu da sinapslar arasında daha sonradan tekrar kullanılabilir bir köprü oluşturur. Beynimiz işte bu şekilde yeni bağlantılar kurmaya başlar ve nihayetinde aynı düşünceler geldiği zaman aynı yol kullanılır. Zihnimizde artık çok daha kolay ve sık tetiklenecek bir düşünce tarzı oluşmuş olur.

Üçüncü gerçek ise olumsuz düşünmeye herkesin meyilli olmasıdır

Bu durum aslında bir noktaya kadar gereklidir de. Burada bilinçaltı dediğimiz olgu devreye girer. Bilinçaltının amacı kişiyi her tür tehlikeden korumak ve tehditlere karşı tetikte olmasını sağlamaktır. Aslında hayatımız boyunca tüm deneyimlerimiz, öğrenilmişliklerimiz, travmalarımız, anılarımız bilinçaltında bir anlam ifade eder. Zihnin, özellikle de kötü tecrübeler karşısında çıkardığı sonuçlar, çarpıtmalar ve genellemeler, bizim olaylar karşısındaki gerçeklik algımızı oluşturur. Bu nedenle olumsuzu düşünmek ve kötü senaryolar üretmek, aslında zarar da verse korunma mekanizmasının parçasıdır.

Dr. Tom Miller insan zihnini bir at ve sürücüsüne benzetir. Sürücü bilinç, at ise bilinçaltıdır. Binici, gücün kendisine olduğunu düşünür ancak son sözü söyleyen daima attır. Atı istediğiniz tarafa yöneltmek için pek çok şey yapabilirsiniz ancak at yine de farklı bir yöne gidebilir; aynı uyarana maruz kalan ikili, farklı sonuçlara varabilir. Ayrıca at, biniciden daha güçlü, daha büyük ve daha vahşidir…

Peki bu durumla baş edebilmek mümkün müdür?

“Üzülme, takılma, sakin ol” demek anlamsız ve işe yaramayan ifadelerden ibarettir. Durumunuzu değiştirmek istiyorsanız, düşüncelerinizi değiştirmelisiniz. Fark etmek ve sorumluluk almak en önemli nokta. Sıkışıp kaldığınıza inanmayı bırakıp, bu konuda bir şeyler yapamadığınızı ve sadece kurban psikolojisini yaşadığınızı kabul etmelisiniz.

Dikkat dağıtmaya çalışmak, egzersiz yapmak, meditasyon gibi etkinlikler kısa süreli olarak bizi rahatlatsa da kimi zaman gerçeklerle yüzleşme noktasında bir kaçınma davranışı olabilmektedir.

Kontrollü ve bilinçli şekilde kaygılarınızla yüzleşin.

Kaygı veren duruma değil, bu korktuğunuz başınıza geldiğinde ne hissedeceğinizi fark edin. Bu durum başınıza geldiğinde  neler yapabileceğinizi düşünün? Bu düşünceleriniz gerçek korkular mı yoksa abartılı, gerçeklikten saptırmalar mı fark edin. Belki de bu kaygılarınızı başlatan travmatik bir durum olmuştur ve bu konuda bir uzmandan destek alabilirsiniz. Acı anılarınızın zihninizdeki düğümleri ve öğrenilmişlikler sizi bu davranış tarzına yönlendirmiş olabilir. Geçmişin gölgesi sağlıklı karar vermenizi engelliyor olabilir.

Hatırlayın!

Olumsuz düşüncelerle başa çıkmayı öğrenmek başlangıçta kolay olmayabilir. Bu yeni düşünce tarzına alışmak için kendinize ve zihninize zaman tanıyın. Olumsuz düşünceleri yakalamak ve alternatif fikirler üretmek de bir beceridir. Yaptıkça daha iyi yapabilmeye başlarsınız.  Siz niyetinizi ortaya koyun ve harekete geçin, gerisi zaten gelecektir.